Yıllık ücretli izin, işveren tarafından keyfi olarak bölünemez. İznin sürekli şekilde verilmesi zorunludur; ancak tarafların karşılıklı anlaşması durumunda, izin süresi 10 günden az olmamak kaydıyla en fazla üç bölüme ayrılabilir.
İşçi, yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemez. Bu hak kamu düzeni kapsamında korunmakta olup, iş sözleşmesi ile kısaltılması veya işçinin feragat etmesi mümkün değildir.
İş Kanunu’nda bazı izinlerin yıllık izin süresinden düşülemeyeceği belirtilmiştir. Yıl içinde verilen ücretli veya ücretsiz izinler, hastalık veya dinlenme izinleri yıllık izinden mahsup edilemez.
Ayrıca, yıllık izin süresinin hesaplanmasında izne denk gelen ulusal bayram, hafta tatili veya genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Bu günler için işçiye ayrıca tatil hakkı tanınır.
Yıllık izin hakkına sahip olmak için işçinin, aynı işverenin bir veya birden fazla işyerinde çalıştığı süreler birleştirilir. Bu işyerleri, bir mağazalar zincirinin şubeleri olabileceği gibi, farklı sektörlerde faaliyet gösteren aynı işverene ait işyerleri de olabilir.
İzin hakkının başlangıcı, çalışanın işe giriş tarihi esas alınarak hesaplanır. Örneğin, 01.06.2021’de işe başlayan bir çalışan, 31.05.2022 tarihi itibarıyla yıllık izin hakkı kazanır ve bu izin 01.06.2022 – 01.06.2023 tarihleri arasında kullanılabilir.
Çalışanın hizmet süresine göre yıllık ücretli izin süreleri şu şekildedir:
1 yıldan 5 yıla kadar: 14 gün
5 yıldan fazla ve 15 yıldan az: 20 gün
15 yıl ve üzeri: 26 gün
Bazı durumlarda farklı süreler öngörülmüştür:
18 yaş ve altındaki işçiler için izin süresi en az 20 gün
50 yaş ve üzerindeki işçiler için izin süresi en az 20 gün
Yer altı işlerinde çalışan işçiler için yıllık izin süreleri 4 gün artırılır (İşK.53/4,5)
Bir çalışan, işe başladığı tarihten itibaren deneme süresi de dahil bir yıllık çalışma süresini tamamladığında yıllık izin hakkı kazanır.
İzin hakkının hesabında, işçinin çalışmasa bile çalışmış sayıldığı günler de dikkate alınır:
Resmi tatiller
Ulusal bayramlar
İş Kanunu’nda belirtilen diğer zamanlar
Eğer çalışanın bir yıllık sürede çalışması kesintiye uğramışsa, yıllık izin hakkı kazanabilmesi için ilgili süreyi tamamlaması gerekir.
Her bir yıllık hizmet dönemi sonunda izin hakkı kazanan çalışan, bu hakkını bir sonraki hizmet yılı içinde kullanabilir. Karşılıklı anlaşma ile kullanılmamış izin süreleri bir sonraki döneme devredilebilir; ancak gelecek çalışma yılı izninden düşülmesi şarttır.
Yıllık ücretli izin hakkı, çalışanın işyerinde başladığı günden itibaren bir yıl sonunda doğar ve deneme süresi de bu süreye dahildir.
Yıllık İzin Ücreti Hesaplama
Yıllık izin ücreti, işçinin bu haktan yararlanabilmesi için bazı temel şartlara bağlıdır. İş Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, işçi işe başladığı günden itibaren deneme süresi de dahil olmak üzere en az bir yıl çalışmış olmalıdır. Bu bir yıllık süre, çalışanın işe başladığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
İzin hakkının kazanılmasında iş sözleşmesinin süresinin belirli veya belirsiz olması bir engel oluşturmaz. Aynı işverenin farklı işyerlerinde çalışılan süreler birleştirilerek toplam çalışma süresi hesaplanır. Ancak bir yıldan kısa süren mevsimlik veya kampanya işleri için yıllık izin hükümleri uygulanmaz.
Bir çalışan işten ayrıldığında veya vefat ettiğinde, kullanılmamış yıllık izin ücreti son brüt maaşı esas alınarak hesaplanır. Bu hesaplamada fazla mesai, prim veya ek ödemeler dahil edilmez.
Yıllık izin ücreti hesaplanırken, asıl maaşın hesaplanmasında olduğu gibi SGK işçi ve işsizlik primleri, Gelir Vergisi ve Damga Vergisi kesintileri de göz önüne alınmalıdır.